Pages

Ahşap , Ahşap Ev , ESKİ ANKARA EVLERİNDE YAPI GELENEKLERİ

ESKİ ANKARA EVLERİNDE YAPI GELENEKLERİ

Eski Ankara Evlerinin yapımı sırasında zengin olan kişiler evlerinin duvarı tuğladan, tavanları ise ahşap kirişlemeli olarak yapılmaktaydı.

Yoksulların evleri ot, çöp, ahşap vb. yapılmaktaydı. Temelleri taş olarak yapılmıştır. Asıl ev ise kerpiçten yapılmaktaydı.

Evvela bel hizasına kadar (80-90 cm.) temel kazılır, sonra taş seviyesinden itibaren kerpici örnek başlarlardı. Kullanılan kerpice ise kuzu kerpiç demişlerdir. Ahşapların arası dolma olarak yapılmaktaydı.

Temelde iki taş arasına çakıl doldururlardı. İlk zamanlar evleri Karadenizli ustalar yaparlardı. İki üç gün temelle uğraşılır, kocaman bir taşı temele attıktan sonra kurban edilecek hayvanı kapının yanına getirip yatırırlardı.

Orada onu kestikten sonra etli etli kafasını kefenlerler ve temele dua okuyarak gömmekteydiler. Sonrada temeli insan boyuna kadar (160-200 cm.) örmekteydiler. Taş bitince kerpici başlamaktaydılar. İki usta hımışı örerken, ana duvarı karşılıklı örmekteydiler.

İşçinin biri çamuru karıştırırken diğeri de kerpici verirken bir taraftan da çamuru verirdi. Evin payına ( Pencere altına ) gelince iki katlı kuşak atarlar, ondan sonra kuşağı başlama yaparlardı. Bağlamayı uzun karpize (kadağın büyüğü) ile çakarlar, tuttururlar, o karpizeler kerpice geçip bağlamayı tutarlar, bu yüzden kuşaklı duvarlar dayanırdı.

Duvar bittikten sonra yine kuşak atılır, kuşağın üstüne de atma atılırdı ve buna ağaç atması denirdi.

Ağaç atması kiriş üzerine otururdu ve kiriş kısa olursa uç uca kalırdı ve birbirine giydirilirler, ondan sonra çivilerlerdi. Ağaç atmalarının boşluklu olanları kerpiçle örülür, ancak üstüne tahta döşenirdi. Bu da örtme olur, örtüldükten sonra samanı çamur ile karıştırırlar tekne tekne götürüp döşerler, yayarlar ve iyice çiğnerlerdi. Çamur çalındıktan sonra ( karıştırıldıktan sonra) destekleyici tahta suyunu çeker, üzerine toprağı yayar çiğner, çiğner, üzerine çorak dedikleri, yaydıkları toprak İmrahor, Möhye ve Dikmen’den gelirmiş Araplar köyünde de bu topraklar bulunmakla beraber vermezlerdi. “çorak” dedikleri toprağın üzerine iri çay kumu yayarlardı.

Döşeme üç, dört kağnı kum almazsa çorak yağmurda kalkar, ondan sonra kerpiç duvarı örerken bir büyük, bir küçük kerpici koyup gidip arasına çakıl kerpiç kırığı doldurup arasını birleştirildiğinde o zaman sağlam olmayıp çabuk oynardı ( kerpiç kalıbının üç gözü büyük üç gözü küçük kerpiç için yapılmaktaydı ) Bunlara ana ve kuzu kerpiç denmekteydi.

Ev göz göz olursa o zaman bölme yapıp ortasına hımış çekerler hımış için ağaç diker, arasını sade kuzu kerpiç ile örerlerdi

Bir ev yapıldığında nazar değmesin diye “okun başı eğri olmuş” derlerdi. Zengin olan kişiler döşeme üstündeki çorağın üstüne on, on beş kilo tuz serpmekteydiler. O zaman taş gibi donduğu için çatı akmazmış. Atmalar ince olduğu zaman iki senede bel verirmiş ( eğrilirmiş ). Evin sahibi içeriye girip içeriden ok atmaktaymış ve köşelere direk diker, direğe ok atarmış. Böylece direğin muntazam yapılıp yapılmadığını anlarmış.

Yağmur yağarken de evin yapımına devam edilmekte idi. İşçiler başlarına çuval örtüp çamuru oturtur, sulu sulu sıvarlardı. Sıva düşmesin diye “Kaşlama” (çatı) yaparlarmış. Önce “iyi ev kaşından, iyi kadın başından belli olur” denilirdi. Kaşlamaya kiremit döşeyip kışın dam kürümekten kurtulunur.

Evde önce sandık odasına girilirdi. Sandık odasının içindeki kapıdan öteki odaya geçilirdi. Bu odanın arkasında da mutfak bulunurdu. Mutfağın tabanı hep kuru olurdu. (Gelenek ) wc aşağıdaydı. Kışın taban ortasında alt odada yaşanırdı. Yazın zigah odasına üst kata çıkılırdı.

Sokaktakiler söz atmasın, kızmasın diye pencereler yüksek yapılırmış. Eskiden sesin dışarıya gitmesi ayıpmış. Ses gitmesin diye pencereyi avluya çevirirlerdi ses dışarıya çıkarsa delikanlılar oynuyorlar, mahallenin adamlarını saymıyorlar diye pencereleri taşlarlarmış.


En Cok Aranan Kelimeler

Ahşap Boyama,Ahşap Nedir , Ahşap Sanatı , Ahşap Kapı
Mobilya ,Ahşap Mobilya , Ahşap Merdiven,Kereste
Ahşap Ev Resimleri , Ahşap Evler , Ahşap



Dış kapıdan girilince önce hayat gelirdi. Köylüler bu alan avlu derlerdi. Örtmeli ise hayat denirdi. Sonra divanhane (sofra) gelir, o yoksa doğrudan odaya gelinirdi. Odanın karşı duvarlarında ocak bulunur, arkasında saçlılık (davlumbaz) ocağın içini döşerler, kenarlarına keçe kepenk ve çuval sererlermiş. Yüklük yapılmazmış. Eşyayı yığarlar, üstüne yatak, çarşaf örterler, ortasına çamaşır sandıkları koyarlardı. Artıklama (fazla) örtüleri yığarlar ve buna da “onun iki çatal örtüsü var” derlerdi. Örtüler görünsün diye onların üzerlerini örtmezlermiş.

En Cok Aranan Kelimeler

Ahşap Boyama,Ahşap Nedir , Ahşap Sanatı , Ahşap Kapı
Mobilya ,Ahşap Mobilya , Ahşap Merdiven,Kereste
Ahşap Ev Resimleri , Ahşap Evler , Ahşap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder